Ülkemize yeni bir sanat formu getirmek, Halikarnas Balıkçısı’nın “deniz kenarındaki güneş bahçesine” ilk kez gelin çiçekleri, begonviller ve mimozalar ekmesi gibiydi. Bu yepyeni çiçekleri önce ruhuma ve bedenime ektim. Amazon bahçesi yaratmak istedim ruhumda ve bedenimde. Bunu yeni şimdi şimdi fark ediyorum. Hiç alışkın olmadığım kadar yüksek dalgalar, vahşi bitkiler, ve bilimum enerjiyi ruhuma veContinue reading ““Deniz Kenarı’ndaki Güneş Bahçesi”ne Samba Ekmek”
Category Archives: Uncategorized
Samba do Circassiana
I always wanted to learn samba. As a travelling artist I know, have seen and experienced that regardless of geography, all of humanity is connected to each other subconsciously. I have met dancers who were born in different continents but have always dreamed of moving like a belly dancer. They are subconsciously connected to itContinue reading “Samba do Circassiana”
Dönüşürken Dağılmak
Brezilya’dan sonra biraz dağılmış hissediyorum. Ama bence bu normal. Alelade bir gezi olsa belki çocukluğumdaki yaşlı teyzeler gibi “Aa kızım, alt tarafı bir gezi, neden kendini bıraktın bu kadar?” diyebilirdim kendi kendime. Ancak, bu benim hayatımda ilk kez, kendimi tanıdığım en zor insana ispat ettiğim bir gezi oldu: Kendime. O kadar çok şey öğrendim veContinue reading “Dönüşürken Dağılmak”
Gerçek
Buluğ çağında toplumla yaptığım kara anlaşma: Kabul görmek için kendimi “normal” olan birine kurban edecektim. Böylece, sıradan biri olacaktım ve tüm çilelerim son bulacaktı. Terapi sadece bu süreci kolaylaştırması için seçtiğim bir araçtı. Ve bu görevi layıkıyla yerine getirdi… 27 yaşına geldiğimde, ruhumdan geriye pek bir şey kalmamıştı. Hayatımda ilk kez, problemli alandan sağlıklı alanaContinue reading “Gerçek”
Yüzlerce selam sonra…
Bir kere kendinden koptuktan sonra, yeniden kendini bulmak ne kadar da zormuş… Hep bir eksikliğim, bir tuhaflığım, bir “kabul edilemezliğim” olduğunu hissederek büyüdüm… Sonunda bu hisler, benliğimin katili oldular: gidip kendimi en normal (olduklarını düşündüğüm) kişilere kurban ettim. Böylece her şeyden ve herkesten uzakta, rahatsızlık ve kaygı verici ihtimalleri silerek, herkes gibi yaşamaya çalıştım. AncakContinue reading “Yüzlerce selam sonra…”
Faşist Erkeğin, Uzay Sonsuzluğuna Olan Nefreti
Dilin kullanım biçimi, ataerkillik ve faşizm arasında çok sıkı bir bağ olduğunu düşünüyorum. Okullarda, öğrenciler arasındaki dilin sınırlarını erkekler belirler. Eğer erkeklerin sınırlarından taşıyorsanız; önce nefret, sonra tecrit edilmeniz işten bile değildir. Türkiye’de faşizmi bedenselleştiren erkekler… Her zaman benden nefret etmişlerdir. Türkçe konuşan bir yabancı gibiyim onların gözünde. Türkçe konuşma şeklim yüzünden, orta okuldan beriContinue reading “Faşist Erkeğin, Uzay Sonsuzluğuna Olan Nefreti”